Tedarik sözleşmelerinde mücbir sebep, tarafların kontrolü dışında gelişen olaylar nedeniyle edimin ifa edilememesi halinde sorumluluğun kimde kalacağını belirleyen temel risk dağıtım aracıdır. Son yıllarda yaptırımlar, navlun bedellerindeki dalgalanmalar ve enerji maliyetlerindeki artışlar bu hükümlerin uygulamada sıklıkla gündeme gelmesine yol açmıştır. Bu yazıda TBK m.136 kapsamındaki ifa imkânsızlığı, TBK m.138 kapsamındaki aşırı ifa güçlüğü ve sözleşmesel mücbir sebep maddesi, alıcı ve tedarikçi bakış açısıyla ele alınmaktadır.
Mücbir Sebep Nedir?
Türk Borçlar Kanunu'nda mücbir sebebin genel bir tanımı yer almamaktadır. Kavram, doktrin ve Yargıtay'ın yerleşik içtihadında; borçlunun faaliyet alanı dışında gerçekleşen, öngörülemeyen ve önlenmesi mümkün olmayan, borca aykırılık ile arasında illiyet bağı bulunan olay olarak tanımlanmaktadır. Deprem, sel, savaş, salgın, genel grev ve ifayı yasaklayan idari işlemler bu kapsamda değerlendirilen tipik örneklerdir. Sözleşme türleri ve genel ilkeler hakkında Sözleşme Hukuku ve Sözleşme Türleri başlıklı yazımız incelenebilir.
TBK m.112 Borca aykırılıktan doğan sorumluluk kusur karinesine dayanmakta olup borçlu, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat ederek tazminat sorumluluğundan kurtulabilmektedir. Mücbir sebep bu ispatın en güçlü aracıdır. Olayın niteliğine göre borç tamamen sona erebilmekte veya ifa süresi ertelenebilmektedir. Hangi sonucun doğacağını belirleyen ise çoğunlukla kanun değil, tarafların sözleşmeye koyduğu mücbir sebep maddesidir (force majeure clause).
TBK m.115 Tedarik sözleşmesinde mücbir sebep maddesi kanuni rejimi genişletebilmekte veya daraltabilmektedir. Ancak borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Bir tarafça önceden hazırlanıp müzakere edilmeksizin sunulan maddeler ayrıca TBK m.20 ve devamındaki genel işlem koşulları denetimine tabi olabilmektedir. Uluslararası mal satımına ilişkin tedarik sözleşmelerinde, taraflar uygulanmasını hariç tutmadıkça Viyana Satım Sözleşmesi'nin (CISG) 79. maddesi de gündeme gelebilmektedir.
TBK m.136 Uyarınca İfa İmkânsızlığı
TBK m.136 Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa borç sona ermektedir. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçtan kurtulan taraf, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup henüz kendisine ifa edilmemiş edimi isteme hakkını kaybetmektedir. Kısmi imkânsızlık halinde ise TBK m.137 uygulanmaktadır.
Tedarik sözleşmeleri bakımından iki husus belirleyicidir. İlk olarak, geçici bir engel kural olarak borcu sona erdirmemekte; ifa, engelin ortadan kalkmasına kadar gecikmektedir. İkinci olarak, tedarik sözleşmelerinin önemli bölümü cins borcu niteliğindedir. Aynı nitelikteki malın piyasadan temin edilmesi mümkün olduğu sürece, belirli bir kaynağın kaybedilmesi veya malın daha pahalıya bulunabilmesi kural olarak imkânsızlık oluşturmamaktadır. Belirli bir fabrikanın üretimi ile sınırlandırılmış tedarik taahhütlerinde ise sonuç farklı olabilmektedir.
Aşırı İfa Güçlüğü (TBK m.138) ile Mücbir Sebep Arasındaki Fark Nedir?
TBK m.138 Aşırı ifa güçlüğü (hardship), ifanın mümkün olduğu ancak sözleşme dengesinin olağanüstü biçimde bozulduğu halleri düzenlemektedir. Hükmün uygulanması için sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkması, mevcut olguları ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmesi ve borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş veya haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması gerekmektedir. Bu halde borçlu hâkimden sözleşmenin uyarlanmasını, bu mümkün değilse sözleşmeden dönmeyi talep edebilmektedir. Sürekli edimli sözleşmelerde dönme yerine kural olarak fesih hakkı kullanılmaktadır.
TTK m.18/2 Tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekmektedir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadında, kur dalgalanmaları gibi ekonomik risklerin tacirler bakımından kural olarak öngörülebilir kabul edildiği görülmektedir. Bu sebeple ticari tedarik sözleşmelerinde uyarlama talepleri dar yorumlanmaktadır.
| Ölçüt | İfa imkânsızlığı (TBK m.136) | Aşırı ifa güçlüğü (TBK m.138) | Mücbir sebep maddesi |
|---|---|---|---|
| Edimin durumu | İfa kesin ve sürekli olarak imkânsız | İfa mümkün, denge olağanüstü bozulmuş | Maddede tanımlanan olay ve eşiğe bağlı |
| Temel sonuç | Borç sona erer, alınan edim iade edilir | Hâkim kararıyla uyarlama; mümkün değilse dönme veya fesih | Askıya alma, süre uzatımı, belirli süre sonra fesih |
| Bildirim | Gecikmeksizin bildirim ve zararı önleme yükümlülüğü | Kanunda özel süre yok; ihtirazi kayıt önemli | Maddedeki süre ve şekil |
| Maliyet artışı | Kural olarak imkânsızlık oluşturmaz | Olağanüstü ve öngörülemez ise gündeme gelir | Açıkça düzenlenmişse kapsama girer |
Tablo genel bir karşılaştırma sunmakta olup somut uyuşmazlıkta sözleşme metni ve uygulanacak hukuk belirleyicidir.
Yaptırım, Navlun ve Enerji Maliyetleri Mücbir Sebep Sayılır mı?
İfayı imkânsız kılmayan ancak ekonomik olarak ağırlaştıran olaylar bakımından üç durum ayrı değerlendirilmelidir:
- Yaptırımlar: Ürünün, ödemenin veya karşı tarafın yaptırım kapsamına girmesi ifayı hukuken yasak hale getiriyorsa hukuki imkânsızlık veya sözleşmesel mücbir sebep gündeme gelebilmektedir. Ancak yabancı devletlerce uygulanan yaptırımların Türk hukukuna tabi bir sözleşmede borçluyu ne ölçüde bağladığı tartışmalıdır. Sonuç; borçlunun bu yaptırımlara fiilen uymak zorunda olup olmadığına ve sözleşmede yaptırımlara ilişkin özel hüküm bulunup bulunmadığına göre değişmektedir.
- Navlun artışları: Navlun bedelinin artması malın taşınmasını imkânsız kılmamaktadır. Kararlaştırılan teslim şekli (Incoterms) uyarınca navlun riskini üstlenen taraf bu artışı kural olarak kendisi taşımaktadır. Limanın kapanması veya güzergâhın tamamen kullanılamaz hale gelmesi ise farklı değerlendirilebilmektedir.
- Enerji maliyetleri: Enerji fiyatlarındaki artış da kural olarak imkânsızlık oluşturmamaktadır. Artışın olağanüstü, öngörülemez ve sözleşme dengesini dürüstlük kuralına aykırı düşecek ölçüde bozucu olması halinde TBK m.138 kapsamında uyarlama talep edilebilmektedir.
Önemle belirtmek gerekir ki maliyet artışları kural olarak mücbir sebep sayılmamaktadır. Bu risklerin paylaştırılması isteniyorsa mücbir sebep maddesini genişletmek yerine ayrı bir fiyat uyarlama (endeksleme) veya hardship maddesi düzenlenmesi daha öngörülebilir sonuç vermektedir.
Bildirim, İlliyet Bağı ve İspat Yükü
TBK m.136/3 Borçlu, ifanın imkânsızlaştığını gecikmeksizin alacaklıya bildirmek ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür; aksi halde bundan doğan zararları gidermekle yükümlü olmaktadır. Sözleşmesel maddeler ise bildirim için çoğunlukla belirli bir gün sayısı ve yazılı şekil öngörmekte; bazı maddelerde sürenin kaçırılması halinde mücbir sebebe dayanma hakkının düşeceği açıkça kararlaştırılmaktadır.
TMK m.6 İspat yükü mücbir sebebe dayanan taraftadır. Bu tarafın olayın gerçekleştiğini, olayın sözleşmedeki tanıma girdiğini, ifa engeli ile olay arasında illiyet bağı bulunduğunu ve makul önlemlerle engelin aşılamadığını ispat etmesi gerekmektedir. Savunmalar en sık illiyet bağında başarısız olmaktadır: Borçlu olaydan önce zaten temerrüde düşmüşse veya makul koşullarla alternatif bir tedarik kaynağı mevcutsa mücbir sebep savunması kabul görmeyebilmektedir. TBK m.119 uyarınca temerrüde düşen borçlu, kural olarak beklenmedik olaydan doğan zarardan da sorumludur.
Bu sebeple olayın ilk gününden itibaren yazışmaların, alt tedarikçi bildirimlerinin, alternatif kaynak arayışlarının ve maliyet hesaplarının kayıt altına alınması önem arz etmektedir. Benzer bildirim ve ispat sorunlarının gemi inşa sözleşmelerindeki görünümü için Gemi İnşa Sözleşmelerinde Teslim Gecikmesi başlıklı yazımız incelenebilir.
İngiliz Hukukunda Force Majeure ve Frustration
İngiliz hukukunda genel bir mücbir sebep doktrini bulunmamaktadır. Force majeure yalnız sözleşmede düzenlendiği ölçüde ve maddenin lafzına göre uygulanmakta; maddeye dayanan taraf olayın kapsama girdiğini ve illiyet bağını ispat etmektedir. Türk hukukundaki TBK m.138'e karşılık gelen genel bir uyarlama yetkisi de bulunmamaktadır.
Sözleşmede madde bulunmaması halinde başvurulabilecek yol frustration doktrinidir. Bu doktrin, ifanın imkânsız hale gelmesi veya taraflarca öngörülenden köklü biçimde farklı bir nitelik kazanması halinde sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirmekte olup çok dar uygulanmaktadır. İfanın yalnızca daha masraflı hale gelmesi frustration için yeterli kabul edilmemektedir.
Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi'nin 2024 tarihli MUR Shipping v RTI kararı yaptırımlar bakımından önem taşımaktadır. Karara göre mücbir sebep maddesindeki makul çaba (reasonable endeavours) şartı, maddeye dayanan tarafın karşı tarafça önerilen ve sözleşmede öngörülmeyen bir ifa şeklini (somut olayda ABD doları yerine avro ile ödeme) kabul etmesini gerektirmemektedir.
Tedarik Sözleşmesinde Mücbir Sebep Maddesi Nasıl Hazırlanmalı?
İmza öncesinde aşağıdaki hususların gözden geçirilmesi önerilmektedir:
- Tanım ve olay listesi. Genel tanım ile birlikte salgın, yaptırım, ihracat yasağı, siber saldırı gibi olaylar sayılmalı; listenin sınırlı mı örnek mi olduğu belirtilmelidir.
- Maliyet artışları. Navlun, enerji ve hammadde artışlarının mücbir sebep sayılmayacağı veya ayrı bir fiyat uyarlama maddesine tabi olduğu açıkça yazılmalıdır.
- Alt tedarikçi engelleri. Alt tedarikçinin karşılaştığı engelin ana tedarikçiye hangi şartlarda yansıyacağı düzenlenmelidir.
- Yaptırım hükmü. Hangi ülke yaptırımlarının esas alınacağı ile askıya alma ve fesih hakları belirlenmelidir.
- Bildirim süresi ve şekli. Gün sayısı, yazılı şekil, sunulacak belgeler ve sürenin kaçırılmasının sonucu yazılmalıdır.
- Zararı azaltma. Makul önlem yükümlülüğünün kapsamı ve alternatif kaynak kullanımı netleştirilmelidir.
- Fesih eşiği. Engelin belirli bir süreyi aşması halinde her iki tarafa fesih hakkı tanınmalı, ödenmiş bedellerin akıbeti düzenlenmelidir.
- Hukuk seçimi ve uyuşmazlık çözümü. Maddenin yorumu uygulanacak hukuka göre değiştiğinden hukuk seçimi ile tahkim veya mahkeme yetkisi madde ile uyumlu kurulmalıdır.
Tedarik sözleşmelerinde mücbir sebep ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin hükümlerin hazırlanması veya mevcut bir uyuşmazlıkta değerlendirilmesi hakkında detaylı bilgi almak için hukuk büromuz ile iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
01Mücbir sebep nedir?
Mücbir sebep, borçlunun faaliyet alanı dışında gerçekleşen, öngörülemeyen ve önlenmesi mümkün olmayan, borcun ifasını engelleyen olaydır. Türk Borçlar Kanunu'nda genel bir tanımı bulunmamakta; kavram Yargıtay içtihatları ve sözleşme hükümleri ile şekillenmektedir. Mücbir sebebin varlığı halinde borçlu, olayın niteliğine göre tazminat sorumluluğundan kurtulmakta, ifa süresi uzamakta veya borç sona ermektedir.
02Kur veya maliyet artışı mücbir sebep sayılır mı?
Kural olarak sayılmamaktadır. Kur, navlun, enerji veya hammadde fiyatlarındaki artış ifayı imkânsız kılmamakta, yalnızca güçleştirmektedir. Artış olağanüstü ve öngörülemez nitelikte ise TBK m.138 kapsamında sözleşmenin uyarlanması talep edilebilmektedir. Ancak tacirlerden basiretli bir iş adamı gibi davranmaları beklendiğinden bu talepler dar yorumlanmaktadır.
03Mücbir sebep bildirimi ne zaman yapılmalıdır?
TBK m.136/3 uyarınca borçlu, ifanın imkânsızlaştığını gecikmeksizin karşı tarafa bildirmek ve zararın artmasını önleyecek tedbirleri almakla yükümlüdür. Sözleşmede belirli bir süre ve şekil öngörülmüş ise bu süreye uyulması gerekmektedir. Bazı maddelerde sürenin kaçırılması halinde mücbir sebebe dayanma hakkı düşmektedir; bu sebeple bildirimin yazılı ve belgeli yapılması önerilmektedir.
04Sözleşmede mücbir sebep maddesi yoksa ne olur?
Türk hukukuna tabi sözleşmelerde bu durumda TBK m.136 kapsamındaki ifa imkânsızlığı ve TBK m.138 kapsamındaki aşırı ifa güçlüğü hükümleri uygulanmaktadır. İngiliz hukukuna tabi sözleşmelerde ise genel bir mücbir sebep doktrini bulunmadığından yalnız çok dar uygulanan frustration doktrinine başvurulabilmektedir. Bu fark, sözleşmeye açık bir madde konulmasını önemli kılmaktadır.




