Deniz Ticareti Uyuşmazlıklarında Tahkim

deniz ticaretinde tahkim

Deniz ticareti, tarafların farklı ülkelerde yerleşik olabildiği, sözleşmelerin birden fazla hukuk sistemiyle bağlantılı olduğu ve ticari faaliyetlerin uluslararası nitelik taşıdığı özel bir alandır. Gemi işletme faaliyetlerinden taşıma sözleşmelerine, navlun ve demuraj taleplerinden gemi alım satımına kadar çok sayıda hukuki ilişki, uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Bu uyuşmazlıkların çözümünde tahkim, deniz ticareti uygulamasında uzun süredir kullanılan alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden biridir. Özellikle uluslararası nitelikteki deniz ticareti uyuşmazlıklarında tarafların uzman hakemlerden oluşan bir kurul önünde uyuşmazlıklarını çözebilmesi, tahkimi önemli bir seçenek hâline getirmektedir.

Deniz Ticareti Uyuşmazlıklarında Tahkim Neden Tercih Edilebilir?

Deniz ticareti uyuşmazlıklarının önemli bir bölümü teknik ve uluslararası niteliktedir. Uyuşmazlığın çözümünde deniz ticareti uygulamalarına, sözleşme türüne, sektörel teamüllere ve uluslararası ticari ilişkilere hâkim kişilerin görev alması önem taşıyabilir.

Tahkim, taraflara belirli ölçüde yargılama usulünü şekillendirme ve hakem seçimi konusunda sözleşmesel bir alan sağlar. Ayrıca taraflar, tahkim yerini, uygulanacak usul kurallarını ve belirli koşullarda uyuşmazlığa uygulanacak hukuku önceden belirleyebilir.

Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca, yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği veya Kanun hükümlerinin taraflar ya da hakem/hakem kurulu tarafından seçildiği uyuşmazlıklarda 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu uygulanabilir. Kanun, yabancılık unsurunun belirlenmesine ilişkin kriterleri de düzenlemektedir.

Hangi Deniz Ticareti Uyuşmazlıkları Tahkime Konu Olabilir?

Tahkim anlaşmasının bulunması ve uyuşmazlığın tahkime elverişli olması koşuluyla, deniz ticareti alanındaki çeşitli sözleşmesel uyuşmazlıklar tahkim yoluyla çözülebilir.

Bunlar arasında özellikle;

  • Gemi işletme sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar,
  • Çarter sözleşmeleri (charterparty) kapsamındaki uyuşmazlıklar,
  • Yük ve taşıma sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar,
  • Navlun alacakları,
  • Demuraj ve detention talepleri,
  • Gemi alım satım sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar,
  • Gemi inşa sözleşmeleri,
  • Gemi onarım ve bakım sözleşmeleri,
  • Gemi acenteliği ve brokerlik ilişkilerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar,
  • Denizcilik faaliyetleri kapsamında ortaya çıkan ticari alacaklar,
  • Deniz kazalarından kaynaklanan ve tahkime elverişli sözleşmesel talepler

sayılabilir.

Uyuşmazlığın tahkime götürülebilmesi ise yalnızca uyuşmazlığın deniz ticaretiyle bağlantılı olmasına bağlı değildir. Somut olayda geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunması ve uyuşmazlığın tahkime elverişli olması ayrıca değerlendirilmelidir.

Tahkim Anlaşmasının Önemi

Deniz ticareti uyuşmazlıklarında tahkim sürecinin temelini tahkim anlaşması oluşturur.

Taraflar, sözleşmeye tahkim şartı ekleyerek sözleşmeden doğabilecek belirli uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümlenmesini kararlaştırabilir. Bunun yanında, uyuşmazlık ortaya çıktıktan sonra da tarafların ayrı bir tahkim anlaşması yapması mümkündür.

Özellikle uluslararası deniz ticareti sözleşmelerinde tahkim şartının açık ve uygulanabilir şekilde hazırlanması büyük önem taşır. Tahkim yeri, tahkim kurumu veya uygulanacak tahkim kuralları, hakem sayısı ve uyuşmazlığa uygulanacak hukuk gibi hususların sözleşme aşamasında dikkatle düzenlenmesi, ileride ortaya çıkabilecek usuli tartışmaların önüne geçilmesine yardımcı olabilir.

Bu nedenle tahkim şartının yalnızca standart bir sözleşme maddesi olarak değil, tarafların ticari ilişkisi ve muhtemel uyuşmazlıkların niteliği dikkate alınarak hazırlanması önemlidir.

Türkiye’de Deniz Ticareti Uyuşmazlıklarında Tahkim

Türkiye’de deniz ticareti ilişkilerinin temel mevzuatlarından biri 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’dur. Türk Ticaret Kanunu, deniz ticaretine ilişkin özel düzenlemeleri bünyesinde barındırmaktadır. Kanun 13 Ocak 2011 tarihinde kabul edilmiş ve 14 Şubat 2011 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Tahkim bakımından ise uyuşmazlığın niteliğine göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu gündeme gelebilir.

4686 sayılı Kanun, yabancılık unsuru taşıyan ve Kanun kapsamında kalan uyuşmazlıklarda tahkim yargılamasının temel usul ve esaslarını düzenlemektedir. Kanun; tahkim anlaşması, hakemlerin seçimi, tahkim yeri, yargılama usulü, hakem kararı, iptal davası ve kararların icra edilebilirliği gibi konularda düzenlemeler içermektedir.

Dolayısıyla Türkiye bağlantılı bir deniz ticareti uyuşmazlığında hangi tahkim rejiminin uygulanacağının belirlenmesi, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıyıp taşımadığı, tahkim yerinin neresi olduğu, tahkim anlaşmasının kapsamı ve tarafların sözleşmesel tercihleri gibi unsurların birlikte değerlendirilmesini gerektirir.

Uluslararası Deniz Ticareti Uyuşmazlıklarında Tahkim

Deniz ticareti faaliyetlerinin doğası gereği uyuşmazlıkların tarafları farklı ülkelerde bulunabilir. Gemi sahibi, kiracı, taşıyan, yük sahibi, broker, sigortacı veya diğer ticari aktörlerin farklı hukuk sistemlerine tabi olması, uyuşmazlıkların uluslararası nitelik kazanmasına neden olabilir.

Bu tür uyuşmazlıklarda tarafların tarafsız bir tahkim yeri ve uluslararası kabul gören tahkim kuralları üzerinde anlaşmaları, uyuşmazlığın çözüm sürecinin öngörülebilirliği bakımından önem taşıyabilir.

Uluslararası tahkimde ayrıca hakem kararının başka bir ülkede tanınması ve tenfizi de dikkate alınması gereken önemli konulardandır. Bu nedenle tahkim yeri ve tahkim kurumu belirlenirken yalnızca yargılama süreci değil, ortaya çıkacak kararın ilgili ülkelerde uygulanabilirliği de değerlendirilmelidir.

Deniz Ticareti Uyuşmazlıklarında Uzmanlığın Önemi

Deniz ticareti uyuşmazlıkları, yalnızca hukuki değerlendirme değil, aynı zamanda denizcilik sektörüne özgü ticari ve teknik konuların anlaşılmasını gerektirebilir.

Örneğin bir navlun veya demuraj uyuşmazlığında sözleşme hükümlerinin yanında yükleme ve tahliye süreçleri, geminin operasyonel durumu, laytime hesaplamaları ve taraflar arasındaki ticari yazışmalar önem taşıyabilir.

Benzer şekilde bir çarterparty uyuşmazlığında sözleşmenin yorumlanması, tarafların yükümlülükleri, geminin kullanım koşulları ve sektörel uygulamalar birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle deniz ticareti uyuşmazlıklarında hukuki ve ticari boyutların birlikte ele alınması, tahkim sürecinin sağlıklı şekilde yürütülmesi bakımından önem taşır.

Tahkim Şartı Hazırlanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Deniz ticareti sözleşmelerinde tahkim şartının hazırlanması sırasında özellikle aşağıdaki hususların açık şekilde düzenlenmesi önemlidir:

  • Tahkime tabi olacak uyuşmazlıkların kapsamı,
  • Tahkim yeri,
  • Tahkim kurumu veya uygulanacak tahkim kuralları,
  • Hakem sayısı ve hakemlerin seçilme yöntemi,
  • Tahkim dilinin belirlenmesi,
  • Uyuşmazlığa uygulanacak hukuk,
  • Tahkim anlaşmasının kapsamı,
  • Geçici hukuki koruma ve ihtiyati tedbir imkanları,
  • Hakem kararlarının tanınması ve tenfizi bakımından ilgili ülkelerdeki durum.

Tahkim şartının belirsiz veya birbiriyle çelişen hükümler içermesi, uyuşmazlık ortaya çıktığında tahkim anlaşmasının geçerliliği ve kapsamı konusunda ayrıca tartışmalara yol açabilir. Bu nedenle özellikle uluslararası deniz ticareti sözleşmelerinde tahkim şartının sözleşmenin diğer hükümleriyle uyumlu biçimde hazırlanması gerekir.

Sonuç

Deniz ticareti uyuşmazlıkları; uluslararası bağlantıları, teknik özellikleri ve yüksek ekonomik değer taşıyabilmeleri nedeniyle uyuşmazlık çözüm mekanizmasının dikkatli şekilde belirlenmesini gerektiren özel bir alandır.

Tahkim, taraflara uyuşmazlıklarını uzman hakemler önünde ve tarafların belirlediği çerçeve içerisinde çözme imkânı sağlayabilen alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Deniz ticareti uygulamasında tahkim şartlarının sözleşmelerde sıklıkla yer aldığı akademik çalışmalarda da belirtilmektedir.

Bununla birlikte, her deniz ticareti uyuşmazlığının otomatik olarak tahkime götürülebileceği söylenemez. Tahkim anlaşmasının geçerliliği, uyuşmazlığın kapsamı, tahkime elverişlilik, uygulanacak hukuk, tahkim yeri ve ilgili usul hükümleri somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

Bu nedenle deniz ticareti sözleşmelerinin hazırlanması aşamasında uygun bir tahkim şartının oluşturulması ve uyuşmazlık ortaya çıktığında mevcut tahkim anlaşmasının kapsamının dikkatle incelenmesi, tarafların hukuki ve ticari menfaatlerinin korunması açısından önem taşımaktadır.

Manyas & Partners, deniz ticareti ve denizcilik faaliyetlerinden kaynaklanan sözleşmesel ve ticari uyuşmazlıklarda; uyuşmazlığın niteliği, tarafların uluslararası bağlantıları ve uygulanabilecek tahkim mekanizmaları çerçevesinde hukuki danışmanlık ve uyuşmazlık çözümü hizmetleri sunmaktadır.

Diğer Yazılar

Boşanma Davasını Kimin Açtığı Önemli Midir?

Boşanma Davasını Kimin Açtığı Önemli Midir?

Boşanma davalarında en önemli husus, tarafların kusuru ve kusur dereceleridir. Davayı kimin açtığı, boşanma sürecinin sonucunu etkilemez. Mahkeme, tarafların kusurlu davranışlarını ve bu davranışların boşanma

Boşanma Davası

Boşanma Davası

Boşanma, evlilik birliğinin hukuken sona erdirilmesi anlamına gelmektedir. Günümüzde ülkemizde giderek daha sık rastlanan bu durum, yalnızca Türk Medeni Kanunu’nda belirtilen boşanma sebeplerinin bir veya

Soru Sor

Son Blog Yazıları

deniz ticaretinde tahkim

Deniz Ticareti Uyuşmazlıklarında Tahkim

Deniz ticareti, tarafların farklı ülkelerde yerleşik olabildiği, sözleşmelerin birden fazla hukuk sistemiyle bağlantılı olduğu ve ticari faaliyetlerin uluslararası nitelik taşıdığı özel bir alandır. Gemi işletme