Deniz Alacaklarında Tahkim: Denizcilik Uyuşmazlıklarında Tahkim ve Gemi İhtiyati Haczi

Deniz Alacaklarında Tahkim: Denizcilik Uyuşmazlıklarında Tahkim ve Gemi İhtiyati Haczi

Deniz ticaretinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, uluslararası nitelikleri, yüksek ekonomik değerleri ve birden fazla hukuk sistemiyle bağlantılı olabilmeleri nedeniyle özel bir hukuki uzmanlık gerektirmektedir. Gemi işletilmesi, deniz yoluyla taşıma, çarter sözleşmeleri, gemi inşası ve onarımı, yakıt ve tedarik hizmetleri, kurtarma faaliyetleri ve liman işlemleri gibi farklı alanlarda ortaya çıkabilen uyuşmazlıklarda tahkim, tarafların sıklıkla başvurduğu uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden biridir.

Deniz alacaklarında tahkim bakımından ise uyuşmazlığın esasının hangi merci tarafından çözüleceği kadar, alacağın güvence altına alınması amacıyla geminin ihtiyati haczi, tahkim sürecinin Türkiye’deki etkileri ve yabancı hakem kararlarının tenfizi de önem taşımaktadır.

Türk hukukunda bu konuların temel düzenlemesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun deniz alacakları ve gemilerin ihtiyati haczine ilişkin 1352 ve devamı maddelerinde yer almaktadır.

Deniz Alacağı Nedir?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu‘nun 1352. maddesine göre “deniz alacağı”, kanunda sınırlı olarak sayılan belirli hukuki ilişkilerden doğan istemleri ifade etmektedir.

Bu kapsamda, somut olayın özelliklerine göre;

  • geminin işletilmesinin sebep olduğu zıya veya hasardan,
  • geminin işletilmesiyle doğrudan doğruya bağlantılı can kaybı veya diğer bedensel zararlardan,
  • kurtarma faaliyetlerinden,
  • çevreye, kıyı şeridine veya bunlarla ilgili menfaatlere gemi tarafından verilen zararlardan,
  • geminin neden olduğu veya neden olabileceği zararı önlemek ya da sınırlandırmak amacıyla yapılan giderlerden,
  • geminin kullanılması veya kiralanmasıyla ilgili sözleşmelerden,
  • yük taşıma sözleşmelerinden,
  • geminin inşası, yeniden inşası, onarımı, tadilatı veya donatılmasından,
  • gemide veya gemi adına kullanılan malzeme ve hizmetlerden,
  • geminin işletilmesiyle bağlantılı yakıt ve diğer tedarik işlemlerinden,
  • geminin satışıyla bağlantılı belirli taleplerden,
  • gemiye ilişkin sigorta primlerinden ve bazı diğer denizcilik faaliyetlerinden

doğan istemler, TTK m. 1352 kapsamında deniz alacağı niteliğinde olabilir.

Bir alacağın deniz alacağı olarak nitelendirilmesi, yalnızca uyuşmazlığın esasının hangi hukuka göre çözüleceği bakımından değil, geminin ihtiyati haczi gibi deniz hukukuna özgü hukuki koruma imkanlarından yararlanılabilmesi bakımından da önem taşımaktadır.

Deniz Alacaklarında Tahkim

Deniz ticaretinin uluslararası niteliği nedeniyle taraflar, sözleşmelerine tahkim şartı ekleyerek ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların devlet mahkemeleri yerine hakem veya hakem heyeti tarafından çözümlenmesini kararlaştırabilmektedir.

Tahkim şartı; çarter sözleşmeleri, gemi satış sözleşmeleri, gemi inşa ve onarım sözleşmeleri, taşıma sözleşmeleri ve diğer denizcilik sözleşmelerinde yer alabilmektedir.

Uluslararası denizcilik sözleşmelerinde tahkim şartı düzenlenirken özellikle;

  • tahkim yerinin,
  • tahkim kurumunun veya uygulanacak tahkim kurallarının,
  • hakem sayısının,
  • tahkim dilinin,
  • uyuşmazlığa uygulanacak maddi hukukun

açık şekilde belirlenmesi önem taşımaktadır.

Bununla birlikte, tahkim şartının geçerli olması tek başına uyuşmazlığın bütün aşamalarının tahkim heyeti tarafından yürütüleceği anlamına gelmez. Özellikle deniz alacaklarında ihtiyati haciz ve diğer geçici hukuki koruma mekanizmalarının hangi merci tarafından uygulanabileceği ayrıca değerlendirilmelidir.

Tahkim Anlaşması Bulunmasına Rağmen Gemi İhtiyati Haczedilebilir mi?

Deniz alacaklarında tahkim bakımından en önemli konulardan biri, tahkim anlaşması ile geminin ihtiyati haczi arasındaki ilişkidir.

TTK m. 1356 bu konuda özel bir düzenleme içermektedir. Buna göre, deniz alacağının esasına ilişkin olarak bir hakem kurulunun veya yabancı mahkemenin yetkili olması ya da yabancı hukukun uygulanmasının kararlaştırılmış bulunması, belirli şartlar altında Türk mahkemelerinin deniz alacağını teminat altına almak amacıyla geminin ihtiyati haczine karar vermesine engel değildir.

Dolayısıyla taraflar arasında örneğin Londra tahkimi kararlaştırılmış olsa dahi, deniz alacağının teminat altına alınması amacıyla TTK’nın öngördüğü şartlar çerçevesinde Türkiye’de bulunan gemi hakkında ihtiyati haciz talep edilmesi mümkün olabilir.

Burada önemli olan husus, uyuşmazlığın esasına ilişkin tahkim yetkisi ile deniz alacağının teminat altına alınmasına ilişkin ihtiyati haciz yetkisinin birbirinden ayrılmasıdır.

Başka bir ifadeyle, esas uyuşmazlığın tahkimde görülmesi ile gemi hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi farklı hukuki meselelerdir.

Deniz Alacaklarında İhtiyati Haciz

TTK m. 1353 uyarınca, deniz alacaklarının teminat altına alınması bakımından geminin ihtiyati haczine karar verilebilir. Deniz alacakları dışında kalan alacaklar için gemi hakkında bu özel hükümler kapsamında ihtiyati haciz kararı verilemez.

Kanun ayrıca, alacağın TTK m. 1352’de sayılan bir deniz alacağı olmasını ihtiyati haciz sebebi olarak kabul etmektedir. Vadesi gelmemiş deniz alacakları bakımından ise İcra ve İflas Kanunu’nun 257. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen şartların gerçekleşmesi aranmaktadır.

Bu nedenle ihtiyati haciz talebinde bulunulmadan önce öncelikle;

  1. alacağın TTK m. 1352 kapsamında deniz alacağı olup olmadığı,
  2. geminin hangi bayrağı taşıdığı,
  3. geminin bulunduğu yer,
  4. taraflar arasında geçerli bir tahkim veya yetki anlaşmasının bulunup bulunmadığı ve
  5. ihtiyati haciz için kanuni şartların gerçekleşip gerçekleşmediği

birlikte değerlendirilmelidir.

Türk ve Yabancı Bayraklı Gemiler Bakımından Yetkili Mahkeme

TTK, geminin ihtiyati haczi bakımından geminin bayrağına göre farklı yetki kuralları öngörmektedir.

Türk bayraklı gemiler bakımından TTK m. 1354; yabancı bayraklı gemiler bakımından ise TTK m. 1355 uygulanmaktadır.

Yabancı bayraklı bir geminin Türkiye’de ihtiyati haczi bakımından, kural olarak geminin demir attığı, şamandıraya veya tonoza bağlandığı, yanaştığı ya da kızağa alındığı yer mahkemesi önem taşımaktadır.

Bu nedenle uluslararası deniz alacaklarında, yalnızca sözleşmede yer alan tahkim şartının incelenmesi yeterli olmayıp geminin fiilen bulunduğu yer ve bayrağı da hukuki stratejinin belirlenmesinde dikkate alınmalıdır.

Tahkim Yargılaması Başladıktan Sonra İhtiyati Haciz

Deniz alacağına ilişkin tahkim yargılamasının başlamış olması, gerekli şartların mevcut olduğu durumlarda Türkiye’de geminin ihtiyati haczi talep edilmesini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

TTK m. 1357’ye göre, deniz alacağı hakkında yurt içinde bir mahkemede dava açılmışsa ihtiyati haciz bakımından davayı gören mahkeme; uyuşmazlık hakkında hakem önünde veya yurt dışındaki bir mahkemede dava açılmışsa, kesin hüküm verilinceye kadar TTK m. 1354 ve 1355 uyarınca yetkili Türk mahkemesi esas alınmaktadır.

Bu düzenleme, uluslararası tahkim süreci devam ederken alacaklının Türkiye’de bulunan gemi bakımından hukuki koruma talep edebilmesine ilişkin özel bir mekanizma oluşturmaktadır.

Tahkim Sürecinde İhtiyati Hacze İtiraz ve Değişiklik Talepleri

TTK m. 1358, yokluğunda ihtiyati haciz kararı verilen kişinin itirazlarını ve ihtiyati haczin değiştirilmesi veya kaldırılması gibi talepleri hangi mahkemenin inceleyeceğini ayrıca düzenlemektedir.

Uyuşmazlığın esasının hakem önünde veya yurt dışındaki bir mahkemede görülmesi halinde dahi, ihtiyati haciz kararını veren Türk mahkemesi; kanunda belirtilen itiraz, değişiklik, teminat ve iptal talepleri bakımından yetkisini korumaktadır.

Bu düzenleme, tahkim yargılamasının ve Türkiye’deki ihtiyati haciz sürecinin birbirinden bağımsız ancak birbiriyle bağlantılı şekilde ilerleyebilmesini sağlamaktadır.

Tahkim Anlaşması Varsa Esas Uyuşmazlığı Hangi Mahkeme Görür?

TTK m. 1359, ihtiyati haciz kararı vermeye yetkili Türk mahkemesinin esas uyuşmazlık bakımından yetkisini ayrıca düzenlemektedir.

Buna göre, deniz alacağının esasına ilişkin geçerli bir yetki veya tahkim sözleşmesi bulunmuyorsa, ihtiyati haciz konusunda yetkili olan mahkeme, ihtiyati haczi tamamlamak üzere açılacak dava bakımından da yetkilidir.

Buna karşılık, taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunması halinde esas uyuşmazlığın çözümü, ilgili tahkim anlaşması ve uygulanacak tahkim mevzuatı çerçevesinde değerlendirilir.

Bu ayrım, deniz alacaklarında “ihtiyati haciz mahkemesi” ile “esas uyuşmazlığı çözecek merci” kavramlarının birbirinden ayrılması bakımından önemlidir.

Yabancı Hakem Kararlarının Türkiye’de Tenfizi

Uluslararası denizcilik uyuşmazlıklarında tahkim sürecinin tamamlanmasından sonra, hakem kararının Türkiye’de veya başka bir ülkede uygulanması gerekebilir.

Türkiye, 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında New York Sözleşmesi’ne 2 Temmuz 1992 tarihinde katılmış ve Sözleşme Türkiye bakımından 30 Eylül 1992 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye, Sözleşme bakımından karşılıklılık ve ticari uyuşmazlıklara ilişkin çekinceler ileri sürmüştür.

New York Sözleşmesi, yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi bakımından uluslararası düzeyde temel hukuki çerçevelerden birini oluşturmakta; aynı zamanda geçerli tahkim anlaşmalarına taraf devletlerin hukuk düzenlerinde etkili olmasını amaçlamaktadır.

Deniz Alacaklarında Tenfiz Bakımından Özel Düzenleme

Deniz alacakları bakımından Türk hukukunun önemli özelliklerinden biri, yabancı hakem kararlarının tenfizi konusunda TTK’da ayrıca özel bir yetki düzenlemesinin bulunmasıdır.

TTK m. 1360 uyarınca, deniz alacağı nedeniyle ihtiyati haciz kararı vermiş olan Türk mahkemesi, aynı deniz alacağının esası hakkında verilmiş yabancı mahkeme veya yabancı hakem kararının tenfizinde, kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde yetkilidir.

Buna göre;

  • tenfiz talebinin yapıldığı tarihte geminin ilgili Türk mahkemesinin yargı çevresinde bulunması veya
  • geminin serbest bırakılması amacıyla yatırılmış teminatın, tenfiz talebi tarihinde mahkeme kasasında bulunması

halinde, ihtiyati haciz kararı vermiş olan Türk mahkemesinin tenfiz bakımından yetkisi bulunmaktadır.

Bu düzenleme, deniz alacağının ihtiyati haciz aşamasından tahkim yargılamasına ve nihai hakem kararının Türkiye’de tenfizine kadar birbirini takip eden hukuki süreçlerin birlikte değerlendirilmesini mümkün kılmaktadır.

Deniz Alacaklarında Tahkim Şartı Hazırlanırken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Denizcilik sözleşmelerinde tahkim şartının hazırlanması sırasında yalnızca “uyuşmazlıklar tahkim yoluyla çözümlenir” şeklinde genel bir düzenleme yapılması yeterli olmayabilir.

Tahkim şartının;

  • hangi uyuşmazlıkları kapsadığı,
  • hangi taraflar bakımından bağlayıcı olduğu,
  • tahkim yerinin neresi olduğu,
  • hangi tahkim kurallarının uygulanacağı,
  • hakem veya hakem heyetinin nasıl belirleneceği,
  • tahkim dilinin ne olacağı,
  • uyuşmazlığa hangi hukukun uygulanacağı

bakımından mümkün olduğunca açık şekilde düzenlenmesi önemlidir.

Özellikle çarter sözleşmesi, konişmento ve sözleşmeye dahil edilen genel şartlar arasında bağlantı bulunduğunda, tahkim şartının hangi hukuki ilişkiye ve hangi taraflara uygulanacağının ayrıca incelenmesi gerekir.

Deniz Alacaklarında Hukuki Stratejinin Önemi

Denizcilik uyuşmazlıklarında etkili bir hukuki strateji yalnızca tahkim davasının açılması veya yürütülmesiyle sınırlı değildir.

Somut olayda;

deniz alacağının tespiti → tahkim anlaşmasının incelenmesi → geminin bulunduğu yer ve bayrağının değerlendirilmesi → ihtiyati haciz imkanının araştırılması → tahkim yargılamasının yürütülmesi → hakem kararının tanınması ve tenfizi

bir bütün olarak ele alınmalıdır.

Özellikle geminin hareketli bir malvarlığı olması, farklı ülkelerde bulunabilmesi ve tarafların farklı hukuk sistemlerine tabi olması nedeniyle, uyuşmazlığın yalnızca esasına değil, alacağın güvence altına alınmasına ve nihai kararın uygulanmasına yönelik aşamalara da yargılamanın başlangıcından itibaren hazırlanılması önem taşımaktadır.

Sonuç

Deniz alacaklarında tahkim, uluslararası deniz ticaretinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde önemli bir uyuşmazlık çözüm mekanizmasıdır. Türk hukukunda ise tahkim ile deniz alacağına ilişkin ihtiyati haciz ve tenfiz süreçleri arasında özel bir hukuki bağlantı kurulmuştur.

TTK m. 1352 ve devamında yer alan düzenlemeler çerçevesinde, alacağın deniz alacağı niteliğinin belirlenmesi; geminin ihtiyati haczi bakımından yetkili mahkemenin tespiti; tahkim veya yabancı mahkeme anlaşmasının etkisi; tahkim süreci devam ederken ihtiyati haciz imkanları ve nihayet yabancı hakem kararının Türkiye’de tenfizi birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle denizcilik uyuşmazlıklarında tahkim şartının sözleşme aşamasında doğru şekilde oluşturulması ve uyuşmazlık ortaya çıktıktan sonra tahkim, ihtiyati haciz ve tenfiz süreçlerinin koordineli şekilde yürütülmesi, alacağın etkin biçimde korunması açısından önem taşımaktadır.

Manyas & Partners, deniz ticaretinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda; deniz alacaklarının takibi, gemi ve denizcilik faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıklar, ihtiyati haciz, tahkim ve uluslararası uyuşmazlık çözümü alanlarında hukuki danışmanlık ve uyuşmazlık çözüm hizmetleri sunmaktadır.

Diğer Yazılar

deniz ticaretinde tahkim

Deniz Ticareti Uyuşmazlıklarında Tahkim

Deniz ticareti, tarafların farklı ülkelerde yerleşik olabildiği, sözleşmelerin birden fazla hukuk sistemiyle bağlantılı olduğu ve ticari faaliyetlerin uluslararası nitelik taşıdığı özel bir alandır. Gemi işletme

Boşanma Davasını Kimin Açtığı Önemli Midir?

Boşanma Davasını Kimin Açtığı Önemli Midir?

Boşanma davalarında en önemli husus, tarafların kusuru ve kusur dereceleridir. Davayı kimin açtığı, boşanma sürecinin sonucunu etkilemez. Mahkeme, tarafların kusurlu davranışlarını ve bu davranışların boşanma

Boşanma Davası

Boşanma Davası

Boşanma, evlilik birliğinin hukuken sona erdirilmesi anlamına gelmektedir. Günümüzde ülkemizde giderek daha sık rastlanan bu durum, yalnızca Türk Medeni Kanunu’nda belirtilen boşanma sebeplerinin bir veya

Soru Sor

Son Blog Yazıları

deniz ticaretinde tahkim

Deniz Ticareti Uyuşmazlıklarında Tahkim

Deniz ticareti, tarafların farklı ülkelerde yerleşik olabildiği, sözleşmelerin birden fazla hukuk sistemiyle bağlantılı olduğu ve ticari faaliyetlerin uluslararası nitelik taşıdığı özel bir alandır. Gemi işletme