Türk Gemisi ve Türk Bayrağı Çekme Hakkı

Bu makalemizde siz değerli okuyucular için gemilerde Türk bayrağı çekme hakkı üzerinde duracağız. İlk olarak bahsetmekte fayda var. Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca “her devlet, gemilere hangi şartlar altında bayrak çekme izni vereceğini ve hangi gemilere tabiiyet vereceğini kendi belirler.” Gemiler, bayrak çekme hakkına sahip bulundukları devletin tabiiyetleri altındadır. Devletle geminin arasında gerçek bir bağ bulunması gerekir. İşte o bağ bayraktır.

Türk gemilerinde bayrak çekme hakkı Türk Ticaret Kanunu Madde 940’ta düzenlenmiştir. Adı geçen maddeye göre Türk gemilerinin tamamı Türk bayrağı çeker. Burada sorulacak soru hangi gemiler Türk gemisidir? Olmalıdır.

  • Gemi eğer bir gerçek kişiye ait ve bu gerçek kişi Türk vatandaşı ise gemi de Türk gemisidir.
  • Gemi paylı mülkiyet altındaysa: en çok payı bulunan kişi Türk vatandaşı ise gemi yine Türk gemisi sayılır.
  • El birliği ile mülkiyette, yani herkesin paylarının eşit olması durumlarında Türk vatandaşları çoğunlukta ise gemi yine Türk gemisi sayılır.
  • Gemi bir tüzel kişinin mülkiyetinde ise bu tüzel kişinin yönetim kurulunda Türk vatandaşları çoğunlukta ise gemi bu noktada da Türk gemisi sayılır.
  • Ticaret şirketlerine ait ticaret gemilerinde ise, bu şirketi yöneten kişilerin çoğunluğunun Türk olması gerekir. Örneğin geminin mülkiyet hakkı bir kollektif şirkette ise, burada ortaklardan çoğunun Türk olmasıyla Türk bayrağı çekilebilir.

Gerçek ve Tüzel Kişilere Ait Gemilerin Türk Bayrağı Çekme Hakkının Kazanılması

Gemiler ve özellikle ticaret gemileri devletler için ekonomik ve stratejik anlamda değere sahip milli öğelerden bir tanesidir. Yalnız günümüzde değil, eski dönemlerden beri gemiler devletlerin egemenlik göstergeleri olup askeri, ticari alanlarda devletin hakimiyetini gören unsurlar olmuştur. Örneğin eski dönemlerde yabancı bayrak taşıyan gemilerin farklı ülke limanlarına yanaşması egemenliği zedeleyici nitelikte kabul edilmekte idi. Makalemizin bu kısmında Türk bayrağı çekme hakkının kazanılması başlığı üzerinde duracağız.

Devletlerin gemileri bu denli önemsemesi ve bu alanda düzenlemeler yapması başta gemi malikleri ve sonrasında deniz ticaretinin gelişimi bakımından oldukça faydalıdır. Bunun nedeni gemiler sürekli olarak yabancı limanlara gitmektedir. Bu limanlarda veya uluslararası sularda problem yaşanma ihtimali de azımsanamayacak kadar fazladır. Bu gibi hallerde gerek ülkelerin arasında imzaladığı sözleşmeler gerekse de ülkelerde bulunan başkonsolosluklar ve diğer diplomatik kuruluşlar, dış ülkelerin limanlarında yaşananmış bütün sorunlarda yardım talep etme hakkına sahiptir. Geminin tabii olduğu ülke ise çekmiş olduğu bayrağa göre belirlenir. Türk bayrağını çekme hakkı kazanılması iki ayrı başlık altında incelenebilir. Bunlardan ilki gerçek, ikincisi tüzel kişilerdir.

Türk bayrağı çekme hakkı konusunu 6102 numaralı Türk Ticaret Kanunu 940. Maddesine hüküm altına almış ve bu meseleye “Her Türk gemisi Türk bayrağı çeker” şeklinde açıklık getirmiştir.

a) Gerçek kişilere ait gemilerde Türk bayrağı çekme hakkının kazanılması

Gerçek kişilere ait gemilerde Türk bayrağı çekme hakkı geminin bir veya birden fazla kişiye ait olmasına göre değişkenlik göstermektedir. İlk olarak geminin sahibinin tek kişi olması durumunda, gayet tabi olarak gemi sahibinin Türk vatandaşı olması gerekmektedir. Mevzu bahis şart, Türk Ticaret Kanunu’nun 940 maddesinde düzenlenmiştir.

Geminin mülkiyet hakkının birden fazla gerçek kişide olması durumunda ve paylı mülkiyet durumlarında ise payların çoğuna sahip olan kişinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına sahip olması gerekmektedir. Payların çoğu Türk vatandaşında ise Türk bayrağı çekme hakkı kazanılmıştır ve Türk bayrağı çekilebilir.

Geminin elbirliği mülkiyet halinde olması durumlarında maliklerin çoğunluğu Türk ise gemiye Türk bayrağı çekilebilir. Paydaşların çoğu Türk ise gemi de Türk gemisi sayılacaktır.

b) Tüzel Kişilerin Mülkiyetindeki Gemilerde Türk Bayrağının Çekilme Hakkının Kazanılması

Türk mevzuatında belirtilmiş olan şartlara göre kurulmuş, tüzel kişiliğe sahip kuruluş, dernek ve vakıflara ait olan gemilerde, yönetim kurulu kadrolarını oluşturanların çoğunluğun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından oluşması durumunda gemi Türk gemisi kabul edilir ve Türk bayrağı çekme hakkı kazanır. Burada bahsedilen konu, Türk Ticaret Kanunu’nun 940. Maddesinde detaylı olarak hüküm altına alınmıştır.

Aynı şekilde Türk kanunları çerçevesinde kurulmuş olma koşulu ile Ticaret şirketlerine ait gemiler, vakıf ve derneklerde olduğu gibi yönetim organlarında bulunan kişilerin çoğunun Türk vatandaşı olması durumunda ve şirket sözleşmesindeki oy çoğunluğunda Türk ortakların bulunması durumlarında, anonim şirketlerde de hissesi paylara bölünmüş olan komandit şirketler payların büyük çoğunluğunun isme yazılı, bir yabancıya devrinin şirket yönetim kurulunun çıkaracağı izne bağlı olması şartı ile Türk gemisi sayılıp Türk bayrağı çekme hakkına sahip olabilir.

Türk Ticaret Kanunumuzda madde 1064’te ve devamında düzenlenmiş olan ve Türk Ticaret sicillerine tescil edilmiş durumda olan şirketlerin maliki bulunduğu gemiler, şirket hisselerinin yarısından daha fazlasına Türk vatandaşlarının sahip olması durumunun sağlanmasıyla Türk gemisi olarak kabul edilirler ve Türk bayrağı çekme hakkına sahip olurlar.

Yabancı Gemilerin Türk Bayrağını Çekebilmesi İçin Gerekli Koşullar

Yabancı Gemilerin Türk Bayrağını Çekebilmesi İçin Gerekli Koşullar

Bazı durumlarda yabancı gemiler de Türk bayrağı çekme hakkına sahip olabilmektedir. Bir yabancı geminin bayrağımızı çekebilmesi için bazı şartları yerine getirmesi gerekmektedir.

Bu şartlardan ilki geminin TTK m941’da belirtilen kişilere en az bir yıl süre ile işletilmek üzere bırakılmasıdır. Bu durumda; malikin rızası alınmış olmak, Türk mevzuatının kaptan ve gemi zabitleri hakkındaki hükümlerine uyulmak ve yabancı kanunda da bunu engelleyen bir hüküm bulunmamak şartıyla Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı geminin Türk Bayrağı çekmesine izin verebilir. Şu kadar ki, izin alan kişi, her iki yılda bir, izin için gerekli şartların varlığını sürdürdüğünü ispatlamakla yükümlüdür.

İkinci olarak Geminin malikinin gemiye Türk bayrağı çekilmesi konusunda icazet vermesi ve gemide Türk hukukunun, kaptan ve gemi zabitleri hakkındaki hükümlerine uyulması gerekir. Son olarak geminin bayrağını taşıdığı devletin mevzuatında, yabancı bir devletin bayrağının çekilmesin engelleyen bir hüküm bulunmaması gerekir. Bu şartları sağlayan yabancı gemiler, bakanlık tarafından özel bir sicile kaydolur ve Türk bayrağı çekebilir

Türk Bayrağının Çekilmesine Hak Kazanılması

Yukarıda bahsedilen şartları yerine getirildiğinde gerek Türk gerekse yabancı olsun tüm gemiler Türk bayrağı çekme hakkı kazanır. Bu andan itibaren Türk bayrağı çekerek Türk tabiiyeti altına girebilirler.

Türk bayrağı çekme hakkının kaybedilmesi

Türk bayrağı çekme hakkının kaybedilmesi Türk Ticaret Kanunu’nun 942. Maddesinde açıkça hüküm altına alınmıştır. Türk bayrağı çekmek için gerekli olan koşulların kaybedilmesi durumunda Türk bayrağını çekme hakkı da kaybedilir. Türk bayrağı çekme hakkının kaybının, kayıp anından itibaren ivedilikle ilgili bakanlığa bildirilmesi gerekmektedir. Ulaştırma ve Altyapı bakanlığı Türk bayrağı çekme hakkının kaybedilmesinden itibaren altı ay süre ile Türk bayrağının çekilmesine izin verebilmektedir.

Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu Kapsamında Türk Bayrağı Çekme Hakkı

Türk uluslararası gemi sicili 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicil Kanunu kapsamında kurulmuştur. Söz konusu kanun ve sicil organizasyonlarının yürürlüğe giriş amacı, ülkemizin gemilerinin diğer devletlerin bayraklarının altına girmesine engel olmaktır. Kolay bayrak devletleri ismi verilen bu yabancı devletler, maddi kazanç sağlamak amacı ile gemileri sicillerine kolayca tescilleyerek büyük maddi kazançlar ve imtiyazlar sağlamaktadır. Bu sebepten ötürü ülkemizde çeşitli imtiyazlar verilmiş bir gemi sicil yapısı oluşturulması zorunlu hale gelmiştir. Türk Uluslararası Gemi Sicili uygulamasında bayrak çekme hakkı, sicile tescilden itibaren kazanılacak bir hak olduğundan, sicile tescil gerçekleşmedikçe bu hak herhangi bir hukuki sonuç doğurmaz.

Bu alanda sunduğumuz hukuki destek alanındaki faaliyetimizin detaylarını öğrenmek için linke tıklayabilir ya da iletişim bölümünden dilediğiniz kanaldan bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Diğer Yazılar

İHBAR TAZMİNATI

İhbar Tazminatı Nedir? İhbar tazminatı belirsiz süreli kararlaştırılan iş sözleşmelerinin sona ermesi kanun koyucu tarafından birtakım şartlara bağlanmıştır. Belirsiz süreli iş sözleşmelerini sona erdirirken bildirim

İşe İade Davası

İşe İade Davası Nedir? İşe iade davası işvereni tarafından iş sözleşmesi haklı bir neden olmaksızın feshedilen işçilerin yararlanabileceği bir müessesedir. İşe iade davası işçiler tarafından

İŞ DAVASI TÜRLERİ

İş Davası Nedir? İş davası işçi veya işveren tarafından uğranılan haksızlığın giderilmesi talebiyle açılan bir dava çeşididir. İş hacminin gün geçtikçe genişlemesi itibariyle günlük hayatta

İş Hukuku Nedir?

İş Hukuku Nedir? İş hukuku en yalın tanımıyla bağımlı çalışma durumunu düzenleyen özel hukuk dallarından biridir. Özellikle sanayi devriminden sonra bağımlı çalışan işçi sınıfının artmasıyla

Soru Sor

Son Blog Yazıları

İHBAR TAZMİNATI

İhbar Tazminatı Nedir? İhbar tazminatı belirsiz süreli kararlaştırılan iş sözleşmelerinin sona ermesi kanun koyucu tarafından birtakım şartlara bağlanmıştır. Belirsiz süreli iş sözleşmelerini sona erdirirken bildirim

İşe İade Davası

İşe İade Davası Nedir? İşe iade davası işvereni tarafından iş sözleşmesi haklı bir neden olmaksızın feshedilen işçilerin yararlanabileceği bir müessesedir. İşe iade davası işçiler tarafından

İŞ DAVASI TÜRLERİ

İş Davası Nedir? İş davası işçi veya işveren tarafından uğranılan haksızlığın giderilmesi talebiyle açılan bir dava çeşididir. İş hacminin gün geçtikçe genişlemesi itibariyle günlük hayatta